Hayata Dair, Tarih

Tam 100 Yıl Önce

Bugün 18 Mart 2015.

Bundan , Çanakkale’de, tarihe geçen en büyük inanç, kahramanlık ve insanlık destanlarından birini yazan aziz ecdadımızı rahmetle anıyoruz.

O aziz şehit ve gazilerimizin bizlere emanet bıraktığı bu vatanın kıymetini bilmek, birlik ve dirlik içinde olmak bizlere çok önemli bir vazifedir.

Hayat görüşlerimiz, meseleleri ele alış biçimimiz ne olursa olsun bizler bu vatanın evlatları olarak, bir daha Çanakkale’ler yaşanmaması için bilinçli ve birlik olmak zorundayız. 

Aradan geçen 100 senenin sonunda artık birbirlerimizin kimliklerini, ırklarını, inançlarını, tercihlerini sorgulamaktan vazgeçerek, sadece ve sadece insanlık paydası altında , hak ve özgürlüklerimize karşılıklı saygıyı esas alan bir yaşam tarzı ile  birbirimize sıkı sıkıya sarılmak ve birlik olmak zorundayız.

Tüm bu iyi niyet ve temennilerime rağmen geçenlerde şahit olduğum bir olayı burada paylaşarak işin önemini biraz daha vurgulamak istiyorum.

Bundan yaklaşık bir 10 gün kadar önce iş adamlarının katıldığı bir business networking toplantısına davetliydim. Toplantıda klasik networking toplantılarında olduğu gibi kısa tanıtımlar yapıldıktan sonra, bir firma temsilcisi de yaklaşık 10 dakikalık uzun tanıtım/sunum için yerine geçti ve anlatmaya başladı. Ancak sunum yapan kişi, anlatıma başladıktan bir kaç dakika sonra, toplantı için orada bulunan bir başka kişi ve onun sahip olduğu inanç / düşünce değerleri üzerinden, iş ile ticaret ile hiç ilgisi olmayan eleştiriler yapmaya başladı ve maalesef uyarılara rağmen de bu tavrını sürdürdü. Allah’tan diğer kişi sakin ve aklı selim hareket etti de , başka sıkıntılar olmadı.

Orada bulunan herkes bir işletme sahibiydi ve hepsinin ortak arzusunun mevcut işlerini daha da büyütmek ve para kazanmak olduğunu düşünürken, bu çağda hala böylesi inanç, kimlik farklılıklarına takılan kişilerin olması, üstelikte bu kişilerin iş adamı olmaları beni maalesef çok üzdü ve hayal kırıklığına düşürdü.

Önceliği ticaret olan kişilerin dahi birbirlerinin farklılıklarına bu kadar tahammülsüz olmaları, toplumun diğer sınıflarında ki tahammülsüzlüğe de bir örnek aslında.

İşte bu nedenlerden dolayı özellikle, “Aradan geçen 100 senenin sonunda artık birbirlerimizin kimliklerini, ırklarını, inançlarını, tercihlerini sorgulamaktan vazgeçerek, sadece ve sadece insanlık paydası altında , hak ve özgürlüklerimize karşılıklı saygıyı esas alan bir yaşam tarzı ile  birbirimize sıkı sıkıya sarılmak ve birlik olmak zorundayız.” diyorum.

Bu vesileyle Çanakkale Savaşının 100. yılında, “Bir hilal uğruna batan o nice güneşlere” Allah’tan tekrar rahmet diliyorum ve Allah bu millete bir daha böylesi felaketler yaşatmasın diyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s