Blogging, Hayata Dair, Şiir

Yaş 35

Zaman çok hızlı geçiyor…

2014’ün yarısı bitti, Temmuz ayına girdik. Ramazan geldi derken ömür sermayesi hızla tükeniyor…

Bu nisan ayında yeni yaşıma girdiğimde kendimi çok tuhaf hissetmiştim…

Bu yaşa kadar bir çok doğum günü gördüm ama bu sefer ki bir başkaydı galiba.

Neden ?

Çünkü tam tamına 35 yaşındayım artık…

Bu 35 yaş sendromu belki de küçük yaşta okuduğumuz, Cahit Sıtkı’nın “35 Yaş” şiirinin etkisindendir 🙂

Bir kaç yıl önce Türk Telekom Diyarbakır Bölge Müdürlüğünde ki bir toplantı için Diyarbakır’a gittiğimizde, oradaki arkadaşlar sağolsunlar, bizleri şu anda müze olarak hizmet veren, Cahit Sıtkı’nın doğduğu ve uzunca süre yaşadığı eve götürmüşlerdi.

Cahit Sıtkı’nın el yazması şiirlerini görmüş, o zamanın yaşam tarzına dair bir çok şeyi öğrenmiş ve en çokta genç yaş denilebilecek bir yaşta, 46 yaşında sıkıntılar çekerek ölmesine şaşırmıştım.

Sanırım, “Yaş otuz beş yolun yarısı eder” diyince 70’li yaşlarda ölmesi gerekirmiş şeklinde ki kabullenişin verdiği bir şaşkınlıktı bu…

Ama hayat bu, bir çeşit oyun ve oyunda ne kadar kalacağın hiç belli değil, bir anda senin için düdük çalabilir ve kendini oyun sahasının dışında bulabilirsin. Önemli olan oyunda kaldığın süre içerisinde ki gayretin ve ortaya koyabildiklerindir aslında.

Nitekim, öyle yada böyle 35 senelik yaşamım içerisinde yer etmiş şarkıcı, siyasetçi, sinema sanatçısı, spiker vs vs bir sürü ünlü / ünsüz insanın son bir iki senedir, tabiri caizse patır patır oyun dışında kaldıklarına şahit olduk.

Son bir kaç senedir kimler çıkmadı ki saha kenarına, oyunun dışına ?

Aşağıda ilk aklıma gelen isimler ;

Babaannem Çok severdim, az yiyen, az konuşan ninemi…
Mustafa Geyik Geç tanıyıp, erken kaybettiğim çok değerli bir insandı. Feleğin çemberinden geçmesine rağmen insanlığını, anadoluluğunu kaybetmemiş mert bir kişiydi.
Mehmet Ali Birand Sıradışı , kendine has bir kişiydi. Gazeteci sıfatını taşıyabilen biriydi.Genç ve enerjik görünürdü, öldüğünde inanamamıştım.Tek kanallı zamanlarda, 32. Gün ile zihnimde yer etmişti.  Birand
Müslüm Gürses Bizim gençlik dönemlerimizde arabeskin 3 babasından en meşhuruydu.Orijinal bir kişilikti gerçekten.Şarkı söyleme tarzı kadar, gülmesi de farklıydı.  Gurses
Nejat Uygur Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden biriydi, bana göre tam bir mizah ustasıydı.  uygur
Tuncel Kurtiz Sesini ve oyunculuğunu çok beğendiğim bir sanatçıydı  Kurtiz
Burhan Doğançay Ünlü ressamımız. Bazı eserlerini çok beğenmiştim.  dogancay
Ahmet Mete Işıkara Nam-ı diğer “Deprem Dede” diye bilir bizim nesil. Bir deprem profesöründen çok, mahallemizin sevimli amcalarına benzetirdim. Ama söylediklerine çok önem verirdi herkes.  Isikara
Necdet Menzir Bir zamanların İç işleri bakanlığı da yapmış kudretli, güçlü insanlarından biriydi. Öldüğünde, “Hadi yaa” dediğim kişilerden biriydi.  Menzir
Tekin Akmansoy Çocukluğumuzun dizisi “Kaynanalar” da Nuri Kantar karakteri. “Nööriyee” demesi meşhurdu….
Akmansoy
Dinçer Çekmez Kemal Sunal filmlerinden aşina olduğumuz, ama adını vefat edince öğrendiğimiz sinema sanatçısı.“Şiki şiki baba , hayni hayni yaba ”, “Bana mazlumu getirin…” sözleriyle hatırımda yer etmişti.
Cekmez
Enver Ören Bizim gençlik dönemlerimizin meşhur ve güçlü işadamlarından biriydi. TGRT’ye yaptığı sanatçı transferleriyle hatırımda yer etmişti.  Oren
Metin Serezli Tiyatro sanatçısı.  Hatırımda Levent Kırca’nın “Olacak O kadar”ında oynadığı karakterlerle yer etmişti.  Serezli
Hayri Kozakçıoğlu Bizim çocukluk/gençlik dönemlerimizde doğu ve güneydoğu anadolumuzun bir kısmında uygulanan OHAL (Olağanüstü Hal ) Bölgesi diye bir kavram vardı. Ve oranın valiliğini yapmış meşhur bir kişiydi.
Kozakcioglu
Nazmiye Demirel Meşhur siyasetçi Süleyman Demirel’in pek konuşmayan, kendi halinde eşi.  Nazmiye
Erol Günaydın Bir çok oyun ve dizi de rol almış, sanki hayatımızın içerisinde yer alan bir sanatçıydı.  Gunaydin
Cemil Özeren Gençliğimizin ünlü grubu Ayna’nın 2 adamından biri. Genç yaşta hayata veda eden sanatçı…  Ozeren
Ekrem Bora Çocukluğumuzda izlediğimiz bir çok sinema filminde baş rol oynayan, ünlü sinema sanatçısı…  Bora
Necmettin Erbakan Fazla söze hacet yok…

Ünlü siyasetçi.

Milli görüş lideri…

Bana göre diğer siyasetçilerden ayıran en önemli özelliklerinden birisi siyasette kullandığı hicvedici dili idi…

 erbakan

YAŞ 35

Yaş otuz beş yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz
Ya gözler altındaki mor halkalar
Neden öyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayâl meyâl şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir,
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar
Nerden çıktı bu cenaze Ölen kim
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

Neylersin ölüm herkesin başında,
Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misâli o musalla taşında.

(Cahit Sıtkı Tarancı )

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s